Ozanköy – Akşam Saatlerinde Far–Gölge Çakışması
Ozanköy üst yamaçta akşam saatlerinde yol karanlığa gömülmez; aksine fazla aydınlık hissi verir. Farlar devrededir, taş duvarlar ve bahçe sınırları ışığı geri yansıtır. Bu yansıma, yolun okunabilir olduğu algısını güçlendirir. Risk tam olarak bu algıdan doğar.
Sorun farların gücü değildir. Işık ile gölgenin aynı anda çalışmasıdır. Taş duvar çıkıntıları, park edilmiş araç boşlukları ve yamaçtan inen patika ağızları far ışığını parça parça keser. Yol aydınlık görünür; fakat hareket eden nesneler arka plandan ayrışmaz. Yaya ya da yola çıkan araç, far konisinin içine girene kadar görünmez kalır.
Zamanlama belirleyicidir. Saat 19.00–20.30 arasında, hava tamamen kararmadan önce bu çakışma en güçlü halini alır. Göz karanlığa alışmamıştır; farın aydınlattığı alan “net” kabul edilir. Oysa gölgeler, özellikle yol kenarlarında ve duvar diplerinde hareketi gizler.
Yerel bir senaryo sık tekrar eder. Üst yamaçtan inen araç, farlarının yolu yeterince aydınlattığını varsayarak ilerler. Aynı anda park yerinden çıkan bir araç ya da patika ağzından inen bir yaya, gölge içinde kalır. Hareket, farın içine girdiği anda fark edilir. Fren mesafesi kısa, tepki süresi gecikmiştir.
Bu durum yeni değildir. 1990’larda da Ozanköy’de taş duvarlar aynıydı. O yıllarda farlar zayıftı, hız düşüktü. Bugün farlar güçlü, hız algısı daha yüksek. Işık arttıkça risk azalmadı; gizlendi.
Ozanköy üst yamaçta risk karanlık değildir.
Risk, aydınlık ile gölgenin aynı anda yanlış sinyal vermesidir.