Ozanköy – Akşam Saatlerinde Karşılaşma Noktasının Kayması
Ozanköy üst yamaç yollarında karşılaşmaların “olması gereken” yerleri vardır. Gündüz bu noktalar sezgisel olarak çalışır. Akşam saatlerinde ise aynı noktalar yer değiştirir, fakat sürücünün zihinsel haritası değişmez. Risk bu gecikmeden doğar.
Sorun yolun dar olması değildir. Karşılaşmanın nerede olacağının yanlış tahmin edilmesidir. Saat 18.30 sonrası park edilen araçlar artar, gölgeler uzar, yol kenarındaki setler görünürlüğü bozar. Gündüz geniş hissedilen açıklık, akşam saatlerinde işlevini kaybeder. Sürücü yine orayı hedefler; yol artık orada paylaşılmaz.
Zamanlama belirleyicidir. Akşam serinliğinde üst yamaçtan inişler ve kısa dönüşler üst üste biner. Bir araç aşağı inerken diğeri yukarı çıkar. İki taraf da karşılaşmayı bir sonraki “bilinen” açıklıkta yapacağını varsayar. O açıklık park edilmiş bir araçla kapanmıştır. Fren yapılır, direksiyon kırılır. Karşılaşma beklenenden daha dar bir noktada gerçekleşir.
Yerel bir durum sık tekrar eder. Yamaçtan inen araç, gündüz kullandığı karşılaşma cebine yaklaşır. Aynı anda karşıdan gelen araç da aynı noktayı hedefler. İki sürücü de “orada geçeriz” diye düşünür. Oysa akşam saatlerinde geçiş, birkaç metre önceye kaymıştır. Aynalar ve kapı kenarları bu yanlış okumanın bedelini öder.
Bu yollar yeni değildir. 1990’larda da Ozanköy’de karşılaşma noktaları belliydi. Değişen, akşam saatlerinde bu noktaların işlevini yitirmesidir. Yol aynı yol, alışkanlık aynı alışkanlıktır; fakat çevre farklıdır.
Ozanköy üst yamaçta risk, karşılaşmak değildir.
Risk, karşılaşmanın yerini akşam saatlerinde hâlâ gündüz gibi okumaktır.
Bu yanılgı sessizdir, tekrar eder ve çoğu zaman küçük temaslarla kayda geçer.