Park Halindeki Araca Kapı Açıldı. Düşük Hız. Yüksek Hasar.
Park halindeki araçlara verilen hasarların büyük bir kısmı hareket halindeyken değil, tamamen dururken oluşur. Özellikle Lefkoşa Dereboyu, Küçük Kaymaklı ve Gönyeli gibi yoğun park edilen bölgelerde bu senaryo yıllardır değişmez.
Araç park edilir. Yan araçtan bir kapı açılır.
Ne fren sesi vardır, ne çarpma gürültüsü.
Ama sonuç nettir:
Ezik kapı sacı, çizilen boya, bazen kırılan yan ayna.
Bu tür hasarların ortak özelliği çok düşük hızda gerçekleşmeleri ve olay anında çoğu zaman fark edilmemeleridir. Kapıyı açan kişi hasarı görmez ya da önemsemez. Araç sahibi ise hasarı saatler sonra fark eder.
Sigorta tarafında bu dosyalar genellikle karşı taraf tespit edilemediği için trafik sigortasına yönlendirilemez. Plaka yoksa, kamera yoksa, tutanak yoksa süreç kapanır. Bu noktada devreye kasko girer.
“Küçük bir kapı izi” gibi görünen hasarlar, özellikle modern araçlarda beklenenden pahalıya çıkar. Çünkü kapı sacı, iç iskelet ve boya işlemleri birlikte değerlendirilir. Bir kapı açılması, tek parça hasar değildir.
Dereboyu gibi dar park alanlarında bu hasarlar tekrar eden bir modeldir. Mekan değişmez, alışkanlık değişmez.
Araç duruyordur.
Ama hasar çalışıyordur.