İskele sahil yolunda karşıdan gelen araçların hızı çoğu zaman doğru okunmaz.
Bu yanılgı mesafeden değil, bağlamdan doğar.
Akşam saatlerinde sahil hattı uzun ve açık görünür. Yol çizgileri nettir. Karşıdan gelen araç uzaktadır. Bu uzaklık, hızın düşük olduğu varsayımını yaratır. Oysa araç hızını azaltmamıştır. Sadece mesafe uzundur.
Bu anlarda sürücü kendi manevrasını planlar. Yolun karşısına geçmek, kısa bir dönüş yapmak ya da park cebine yönelmek için yeterli boşluk olduğunu düşünür. Karşıdan gelen aracın hızı zihinde yavaşlatılmıştır.
Yanılgı, karşıdan gelen araç yaklaşırken kırılır. Hız bir anda “artmış” gibi algılanır. Oysa değişen hız değil, algıdır. Manevra başlamıştır ama tamamlanmamıştır. Araç, iki karar arasında kalır.
Bu tür temaslar sert değildir. Çoğu zaman ani bir fren ya da yön düzeltme ile atlatılır. Ama hazırlıksız yakalar. Risk, karşıdan gelenin hızını yanlış okumaktan değil;
o hızın sabit kalacağını varsaymaktan doğar.
İskele sahilinde bu tür anlarda sorun hızda değil;
karşıdan gelenin hızını bağlama göre yanlış yorumlamaktadır.