St. Hilarion Kalesi’nden Gelen Aracın Çift Akışı Arka Arkaya Geçme Yanılgısı
St. Hilarion Kalesi’nden inen araç, kavşağa ulaştığında Lefkoşa yönüne devam edebilmek için iki ayrı çift şeritli trafiği art arda geçmek zorundadır. Bu düzen, kâğıt üzerinde kontrollü görünür. Sahada ise karar süresini parçalayan bir risk üretir.
İlk aşamada, kaleden gelen araç Lefkoşa–Girne istikametinde Girne yönüne akan çift şeritli yoğun trafiği keserek karşıya geçer. Bu geçişten sonra yolun ortasında yalnızca tek araçlık bir bekleme cebi vardır. Bu nokta bir şerit değildir, bir akıştır. Burada duran araç, trafiğin dışında değildir. Sadece iki akışın arasında kalmıştır.
Asıl risk ikinci aşamada oluşur. Araç, bu orta noktadan sonra Girne–Lefkoşa yönüne giden çift şeritli trafiği de geçerek sağa dönüp Lefkoşa istikametine katılmak zorundadır. Bu sırada sürücü, ilk geçişin yarattığı rahatlama ile ikinci geçişi de aynı mantıkla değerlendirme eğilimindedir. Oysa iki trafik aynı davranışı göstermez.
Zaman etkisi bu noktada belirleyicidir. Özellikle 17.00–18.30 arasında Girne’den Lefkoşa’ya dönen akış hızlanır. İş çıkışı refleksiyle araçlar boşluk bırakmaz. Orta noktada bekleyen sürücü, ilk trafiği geçtiği için zihninde süreci “tamamlanmış” sayar. Bekleme süresi uzadıkça karar kalitesi düşer.
Yerelde sık yaşanan bir senaryo tekrar eder. Kaleden inen araç, ilk çift şeridi geçip orta cebe ulaşır. Sağdan gelen Lefkoşa yönlü trafikte kısa bir boşluk görülür. Ancak çift şeritli yapı nedeniyle ikinci şeritteki araç, ilk şeritteki aracın arkasına saklanır. Sürücü boşluğu olduğundan geniş algılar. Hareket başlar, fren mesafesi yetmez.
Bu kavşakta hasarların önemli bir kısmı yüksek hızdan değil, iki aşamalı kararın tek karar gibi verilmesinden kaynaklanır. Yol tasarımı sürücüden iki ayrı değerlendirme ister. Hafıza ise bunu tek hamlede yapmak ister.
Yol değişmez. Akış değişmez. Risk, iki trafiğin arasındaki o kısa durakta birikir.