Tanık Olmadan Açılan Kazalarda “Tek Taraflı Beyan” Neden Sorun Yaratır?
Trafik kazalarının önemli bir kısmında ortak bir eksik vardır:
tanık yoktur.
Olay yaşanır, araçlar durur, fotoğraflar çekilir.
Ama üçüncü bir göz yoktur.
Bu tür kazalarda dosya, çoğu zaman tek taraflı beyan üzerinden açılır.
Ve sorun tam da burada başlar.
Senaryo genellikle aynıdır: İki araç temas yaşar. Taraflardan biri kazayı detaylı anlatır, diğeri ise olayın bu şekilde olmadığını söyler. Tutanak tutulmuş olsa bile, tutanakta yazılanlar tarafların ifadelerine dayanır. Tanık olmadığı için anlatımlar çeliştiğinde, dosya kilitlenir.
“Benim dediğim doğru.”
“Hayır, olay öyle olmadı.”
İki cümle de dosyada yer alır.
Tanıksız kazalarda fotoğraflar önemlidir ama her şeyi göstermez. Hasarın olduğu yer görünür, fakat nasıl oluştuğu netleşmez. Video yoksa, zamanlama ve manevra sırası belirsiz kalır. Bu da değerlendirme sürecini uzatır.
Trafik sigortası açısından tek taraflı beyanlar dikkatle ele alınır. Hasar yönleri, araç konumları ve tutanak detayları birlikte incelenir. Ancak beyanların çeliştiği dosyalarda karar vermek kolay değildir. Bu nedenle kusur oranları tartışmalı hale gelir.
Tanıksız kazalar şunu gösterir:
Trafikte risk bazen kazanın kendisinde değil,
kanıt eksikliğinde büyür.
Ve “tek başıma biliyorum” denilen bir olay, sigorta sürecinde en zor dosyalardan birine dönüşebilir.