Taşkınköy Dar Sokakta Park Arası “Sığarım” Psikolojisi
Taşkınköy – Marmara hattında park yoğunluğu kalıcıdır. Sokak iki yönlüdür ancak park eden araçlar efektif genişliği ciddi şekilde daraltır. Geçiş alanı çoğu noktada aynalar üzerinden ölçülür.
Sürücü dar noktaya yaklaştığında çoğu zaman durup değerlendirmez. İlk refleks şudur: “Sığarım.”
Risk burada başlar.
Alan gözle yeterli görünür. Ancak park eden aracın aynası, tampon çıkıntısı ya da karşı aracın milimetrik kayması hesaba katılmaz. Direksiyon çok az kırılır ve yan sürtünme eşiği oluşur.
Somut bir senaryo 18.27 civarında tipiktir.
Taşkınköy iç sokakta sağ kenarda park sırası vardır. Karşıdan gelen araç yavaşlar ancak tam durmaz. İki sürücü de “sığarım” varsayımıyla ilerler. Aynalar birkaç santimetre farkla geçer. Küçük bir direksiyon gecikmesi plastik temasına dönüşebilir.
Bu noktada hız düşüktür. Ancak alan ölçümü psikolojiktir.
“Sığarım” refleksi genellikle geri manevra yapmak istememekten doğar. Sürücü birkaç metre geri gitmeyi zaman kaybı görür. Bu nedenle riskli geçişi dener.
Akşam saatlerinde arka araç baskısı bu refleksi güçlendirir. Arkada bekleyen araç varsa sürücü daha kararlı ilerler.
Kışın düşük ışıkta mesafe algısı daha zorlaşır. Yazın açık cam ve sosyal hareket dikkat dağıtabilir.
Taşkınköy mikro hasar hattında en sık görülen hasar türlerinden biri yan kapı ve ayna sürtünmesidir. Büyük çarpışma değildir. Milimetrik temasın maliyetidir.
Bu omurga hız üretmez. Alan paylaşımı üretir. Sokak değişmez. Park düzeni değişmez. Değişen, sürücünün risk toleransıdır. Bu tolerans birkaç santimetre yanlış hesaplandığında temas eşiği oluşur.