Uzun Yol Yanılgısı: Lefkoşa–Girne Yolu’nda Kısa Mesafede Artan Hasar
Lefkoşa–Girne Yolu, zihinde hâlâ “uzun yol” olarak kodlanan ama gerçekte kısa karar aralıklarıyla ilerlenen bir güzergâh. Bu yanılgı, riskin en sessiz kaynaklarından biridir. Yol uzun sanılır, refleksler uzun yola göre ayarlanır. Oysa hasar, kilometreler sonra değil, birkaç yüz metre içinde oluşur.
Bu yol üzerinde sürücüler, özellikle sabah ve akşam saatlerinde, mesafeyi olduğundan büyük algılar. “Daha var” hissi, freni ve dikkati ileri bir noktaya erteler. Takip mesafesi kağıt üzerinde korunur ama zihinsel olarak gevşer. Bu gevşeme, öndeki aracın ani yavaşlamasını beklenmedik hale getirir.
Gönyeli sonrası ya da Girne çıkışından sonra sık görülen bir durumdur. Yol kısa süreli açılır. Sürücü bunu uzun bir akışın başlangıcı sanır. Birkaç yüz metre sonra trafik yeniden yığılır. Öndeki araç yavaşlar. Arkadaki sürücü, “bu kadar çabuk olmaz” beklentisiyle frene geç basar. Hasar genellikle küçüktür, tampon seviyesindedir ama tekrar eder.
Bu yanılgının kökeni geçmiştedir. 1990’larda Lefkoşa–Girne Yolu gerçekten daha uzun karar aralıkları sunardı. Yoğunluk azdı, dur–kalklar seyrek olurdu. Bugün yolun fiziksel uzunluğu değişmedi ama karar mesafesi kısaldı. Buna rağmen refleksler eski uzunluğa göre çalışmaya devam eder.
Yerel bir sahne sık yaşanır. Akşam saatlerinde Girne’den Lefkoşa’ya dönen bir araç, yolun başında rahatlar. “Daha yeni çıktık” düşüncesiyle dikkat gevşer. Bir sonraki yığılma beklenenden erken gelir. Fren geç yapılır. Küçük bir temas olur. Olay büyümez ama yolun karakterine eklenir.
Lefkoşa–Girne Yolu’nda uzun yol yanılgısı, hızla ilgili değildir. Sorun mesafeyle ilgilidir. Yol kısa aralıklarla karar isterken, sürücü uzun aralıklar bekler. Bu uyumsuzluk, küçük ama biriken hasarların temelini oluşturur.