İskele sahil hattında yol kenarı duruşları her zaman park amacı taşımaz.
Bazı duruşlar, sadece karşılaşma içindir.
Akşam saatlerinde sahil boyunca ilerlerken tanıdık bir araç görülür. Araç yavaşlar. Yolun tamamen dışına çıkılmaz. Cam açılır. Kısa bir selamlaşma olur. Duruş birkaç saniyedir. Ama araç hâlâ yolun içindedir.
Bu duruş ne park sayılır ne de bekleme. Motor çalışır. Fren lambası yanar ama sürekli değildir. Arkadan gelen araç için bu bir sinyal değil, kararsız bir durumdur. Araç duracak mı, devam mı edecek net değildir.
Bu refleks küçük yer davranışıdır. Yol, sadece geçiş alanı değil, sosyal bir uzantı gibi kullanılır. Sürücü, bu duruşu risk olarak görmez. Çünkü duruşun kısa süreceğini bilir. Ama arkadan gelen aynı bilgiyi paylaşmaz.
Bu noktada yaşanan temaslar genellikle düşük hızda olur. Sert değildir. Ama hazırlıksız yakalar. Asıl risk duruştan değil, duruşun niyetinin dışarıdan anlaşılamamasından doğar.
İskele sahilinde bu tür anlarda sorun durmak değil;
durmanın ne olduğunu sadece duranın bilmesidir.